Lastik etiketleme - Otomobil sürücülerinin yalnızca %8'i üç etiketleme kriterinden haberdar
Center

Otomobil sürücülerinin yalnızca %8'i üç etiketleme kriterinden haberdar

Lastik etiketleme 26.11.2013, Rezulteo

Lastiklerin etiketlenmesi Avrupa'da zorunlu hale gelmişti. Peki Avrupalı tüketiciler yaptıkları alışverişlerde bu yenilikten tam anlamıyla dikkate alıyorlar mı? İpsos ile ortaklaşa gerçekleştirilen yeni bir Rezulteo araştırmasına göre bu etiketleme uygulaması eskiye nazaran daha bilinir hale gelmiş durumda ancak henüz tüketiciler için belirleyici bir satın alma kriteri değil zira tüketiciler ürünlerin fiyatını ve satış görevlilerinin tavsiyelerini esas almayı tercih ediyorlar.

Etiketleme anketi 2013 Lastiğin performans etiketi: Henüz belirleyici bir satın alma kriteri değil! - Telif hakkı © : rezulteo

Avrupa Birliği ülkelerinde satışa sunulan lastiklerin etiketlenmesinin zorunlu hale gelmesinden beri bir sene geçmiş durumda. Bu etiketleme zorunluluğunun yürürlüğe girmesinden bir ay önce Rezulteo, Avrupalı tüketicilerin bu uygulama hakkındaki bilgi seviyesini ölçmek üzere bir araştırma gerçekleştirmişti. O dönemde görüşü alınan kişilerin %80'i bu uygulamadan habersizdi; ancak bunların %80'i de bu uygulamanın iyi bir fikir olduğunu düşünüyordu.

Peki lastik etiketlemesinin zorunlu hale gelmesinden bir sene geçtikten sonra mevcut durum ne? Bunu öğrenmek üzere Rezulteo yeni bir araştırma gerçekleştirdi ve Avrupalı tüketicilerin lastik satın alımı ile ilgili bilgilerini ve davranışlarını inceledi. Birkaç hafta önce gerçekleştirilen bu araştırma, araçlarının bakımını kendileri gerçekleştiren İtalyan, Fransız, Alman, İspanyol ve İngiliz vatandaşı sürücülere uygulandı.

Görünen o ki; bu araştırma çelişkili sonuçlar ortaya koyuyor: Doğal olarak lastik etiketlemesi uygulamasından haberdar olan tüketicilerin sayısı daha fazla ancak lastik satın alımı sırasında bu uygulamadan yararlananların sayısı henüz oldukça az. Bu durum özellikle Alman ve İngiliz tüketicilerde göze çarpıyor. Çoğu durumda tüketici öncelikle lastiğin fiyatına ve satış görevlisinin tavsiyelerine güveniyor. Lastik etiketinin incelenmesi ise tüketici için net bir şekilde daha az öneme sahip bir kriter konumunda.

Lastik etiketlemesinin Avrupa'da yaygınlaştırılmasından 12 ay sonra, tüketiciler hala yeterli bilgiye sahip gibi görünmüyorlar. Hem çevreye duyarlılık (yakıt tüketimi) hem de güvenlik açısından önemi açık olan bu parametreler konusunda tüketiciyi bilgilendirmek için hala yapılması gereken çok iş var. Özellikle lastik imalatçıları tarafından sunulan seçeneklerin hiç olmadığı kadar geniş olduğu bu sıralarda bu husus daha da önem kazanıyor.

 

Çalışmaya dair 8 önemli rakam 


> Etiketlemenin bilinirliği ve kullanımı 

1. Bu uygulamadan haberi olan Avrupalı tüketicilerin sayısı daha fazla...

Görüşü alınan kişilerin %36'sı bu zorunluluktan bahsedildiğini duymuş. Halbuki bu oran bir sene önce %22’ydi. Büyük ihtimalle araçlarının bakımı konusunda son derece pasif bir tavır sergilediklerinden olsa gerek, İngilizler bu konuda en az bilgiye sahip olan grup. Beklenildiği gibi kısa bir süre önce lastik satın alan kişiler bu uygulamadan daha fazla haberdar (%46) ve bunların %52’si bu standardı yalnızca lastik satın alımı sırasında keşfetmiş. 

2. … ve uygulamanın yararı fark ediliyor…

Görüşü alınan kişilerin %72’si lastik etiketlemesi uygulamasını desteklediklerini söylüyor. Ancak ülkeye göre bu görüşe sahip olanların oranında farklılıklar olduğunu belirtmek gerek: İtalya’da %87’ye ve İspanya’da %83’e varan bu görüş Almanlar ve İngilizler tarafından yoğun bir kabul görmüyor (%56). Fransızlarda ise bu oran daha da düşük.

3. … ancak uygulamanın detayları bilinmiyor

Görüşü alınan kişilerin yalnızca %8’i lastik etiketlemesinde dikkate alınan üç kriterin neler olduğunu biliyor. Bu kriterlerden ikisini (ıslak zeminde frenleme ve yuvarlanma direnci) kolayca söyleyebiliyorlar. Ancak üçüncü etiketleme kriteri, yani dış yuvarlanma gürültüsü açısından durum çok daha karışık. Onun yerine kuru zeminde frenlemenin, ıslak zeminde kavrama performansının veya lastiğin kullanım ömrünün dikkate alındığını düşünüyorlar. 2012 yılında bu üçüncü kriterin bilinme oranının %13 olduğunu düşünürsek bu seferki %21’lik oranın genel itibariyle daha iyi bir sonuç olduğunu söyleyebiliriz. Bu alanda Almanların daha bilgili olduğunu söylemek gerek.

4. En önemli kriter olarak ıslak zeminde frenleme

Katılımcıların %85’i ıslak zeminde frenlemenin bu etiketleme uygulaması dahilindeki en önemli parametre olduğunu düşünüyor. Bunu, %13 ile yuvarlanma direnci ve %3 ile dış yuvarlanma gürültüsü takip ediyor. Bu etiket çerçevesinde belirtilmesi zorunlu kriterlere bir dördüncüsü eklenecek olursa katılımcıların %67’i bunun lastiğin kullanım ömrü olması gerektiğini söylüyor.

 

> Etiketlemenin satın alma davranışları üzerindeki etkileri

5. Yeni lastik alıcıları etiketleme uygulamasıyla yakından ilgileniyor…

Kısa süre önce lastik satın alan tüketicilerin %38’i bu uygulamanın ilgilerini çektiğini söylüyor. Hatta bunların %11’i etiketlemenin önemli bir parametre olduğunu söylüyor (Geri kalan %27 için o kadar da önemli değil). Ancak bu yanıtı verenlerin ülkelere göre dağılımı oldukça heterojen. İspanyollar en çok dikkat gösterenler iken (%50), onları İtalyanlar (%48), Fransızlar (%33), Almanlar (%32) ve İngilizler (%26) takip ediyor.   

6. … ve etiketlemeyi açık ve anlaşılır buluyorlar

Bu lastik müşterilerinin %73’ü (Fransa’da %87’si) bu kriterlerin anlamını çözmek için uzmanlara danışmaya gerek duymuyor. Etiketlemenin bağımsız bir şekilde anlaşılmak için yeterince açık olduğunu düşünüyorlar.

7. … ancak fiyat en önemli kriter olarak kalıyor

Bu etiketlemeyi inceleyen yeni lastik müşterilerinin %56’sı öncelikle satın alma fiyatı için yaklaşık bir rakam belirlemeyi tercih ediyordu. Etiketin sunduğu performans değerlerini yalnızca ürüne ödemek istedikleri tutarı belirledikten sonra dikkate alıyorlardı. Bu davranışları bir çelişki yaratıyordu zira güvenliği ilk satın alma kriteri (%51) olarak fiyatın (%23) önüne koysalar dahi satın alma sırasında daha çok kalite/fiyat oranını ölçme eğiliminde oluyorlar. Bu nedenle bu müşterilerin çoğunluğu mümkün olan en yüksek güvenlik seviyesini elde etmek için gereken en yüksek fiyatı ödemeye hazır değil.

8. … ve satış görevlisinin önerisine öncelik veriliyor

Kısa süre önce lastik satın alan ve seçimlerini mağazaya gelmeden önce gerçekleştirmeyen katılımcıların %80’i satış görevlisinin fikrini almış. Bunların %97’si satıcının tavsiyesine uymuş. Bu nedenle lastik satın alımı sırasında Avrupalı tüketiciler üzerinde satış görevlilerinin en fazla etkiye sahip olduğu görülüyor. Bu durum, özellikle müşterilerin %87’sinin satış görevlisinin tavsiyesine uyduğu İspanya için geçerli.

 

Bu araştırma İpsos Enstitüsü tarafından 23 Eylül ile 8 Kasım 2013 tarihleri arasında Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve İngiltere’de yaşayan ve sahip oldukları en az bir aracın bakımıyla şahsen ilgilenen 18 yaş üstü 3.402 kişiden oluşan bir temsili numune üzerinde gerçekleştirilmiştir.