Lastik satın alımı - İkinci el premium lastikler mi, yoksa düşük maliyetli yeni lastikler mi almalı?
Center

İkinci el premium lastikler mi, yoksa düşük maliyetli yeni lastikler mi almalı?

Lastik satın alımı Hakan

Satın alacağınız lastiklerin yeni olması en uygunu. Diğer taraftan bunun kayda değer bir yatırım olduğu ve mümkün olan en iyi kalite-fiyat oranını yakalamak isteyeceğiniz açık. Ancak çok geniş bir yelpazede seçeneklere sahip olduğunuzu ve bir o kadar da çok risk bulunduğunu unutmayın.

İki lastik yan yana Rezulteo ikinci el premium lastikler ile düşük maliyetli yeni lastikler arasında seçim konusunda sizleri aydınlatıyor - Telif hakkı © : Fotolia.com/rezulteo.com

Minimum bütçe?

Yalnızca kendi aracıyla sürüş gerçekleştirme bile bir takım sabit masrafların ortaya çıkmasına neden olur. Bu masraflar araç sahiplerinin canını sıkabileceği kadar gereklidir de. Fren balatalarının durumu, motor sıvılarının seviyesi gibi, lastikler de otomobiliniz ile tam bir güvenlik içerisinde sürüş gerçekleştirmek için kontrol etmeniz gereken elemanlar arasında yer alır. Lastiklerin değiştirilmesi gerektiğinde ise istenmeyen ek masraflar oluşacaktır ancak bundan kaçış yok. Doğal olarak lastik piyasası ciddi bir rekabete sahne oluyor ve sunulan fiyatlar birbirine yakın denebilir. Üstelik lastik açısından bu ek masrafı olabildiğince düşürmek isteyenler ikinci el ürünlere yönelme şansına sahip. Fakat düşük fiyat uğruna lastiğin bünyesindeki kalıtsal kalite seviyesinden, yani güvenlikten aşırı ölçüde ödün verilmemesi şarttır. Bunun yanı sıra çoğu zaman baş döndürücü bir tasarruf imkanı sağlayan çok sayıda düşük maliyetli markanın sunduğu yeni lastiklere bir şans verme imkanınız da var. Her halükarda, DİK-KAT! Bilinçli bir tüketici olun.

 

Yeni lastikler, ciddi fiyat farkları...

Lastik, tasarlanması ve geliştirilmesi masraflı bir ürün olup son derece ileri teknolojilerden faydalanır. Bütün masraflar doğal olarak lastiğin satılması sırasında karşılanır ve bu nedenle özellikle Michelin, Pirelli, Dunlop, Continental, Goodyear ve Bridgestone gibi "premium" olarak adlandırılan markaları seçecek olursanız satın alım sırasında kayda değer bir harcama gerçekleştirmeniz gerekebilir. Piyasada mevcut olan bütün ürünlerin aynı performans seviyesine sahip olmadığını ve aradaki performans farklarının doğrudan satın alım fiyatına yansıdığını siz de tahmin edebilirsiniz. Bu doğrultuda, herkesin tanıyıp bildiği büyük bir lastik imalatçısına ait bir lastik ile fiyatları kayda değer ölçüde kırabilen düşük maliyetli "jenerik" bir imalatçının lastiği arasındaki %50'ye varabilen ücret farkının sizleri şaşırtmaması lazım. Bu alanda sunulan seçenekler sayısızdır. Yalnızca Avrupa'ya ithal edilen Çinli markaların sayısının 300'den fazla olduğu düşünülüyor.

 

...ve performans seviyeleri

Yeni lastiklerinizi alırken sadece bu satın alım fiyatını dikkate almanız ne yazık ki tehlikeli bir hareket olacaktır. Lastiklerin taşıdığı etiketler, sundukları gerçek performans seviyeleri hakkında size bir ipucu sağlayabilir. Yalnızca etiket üzerinde bulunan üç performans kriterine bakıldığında dahi en ucuz ürünlerin sahip olduğu kimi etiket değerlerinin genel olarak son derece düşük seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Etiket üzerindeki değerlere ek olarak, bir lastiğin çok amaçlı kullanım kapasitesi de lastiğin masrafı ile doğrudan orantılıdır. Asıl problem de burada: Bir lastiğin kuru zeminde sürüş performansı veya yuvarlanma direnci açısından başarılı olduğunu ancak ıslak zeminde son derece vasat sürüş özelikleri ortaya koyduğunu hayal edin. Veya yeni bir premium lastiğin kullanım süresinin yarısı kadar sürede kullanılmayacak hale gelen bir ürünü ele alalım. Veya bunun tersi olarak, aşınmaya karşı oldukça uzun bir zaman direnç gösteren ancak son derece kötü dinamik sürüş performansı ortaya koyan bir lastiği gözlerinizin önüne getirin. Mukayese kabul etmez fiyatlara sahip, düşük maliyetli bir lastiği satın alarak bütün bu sorunlarla karşılaşma riskine girersiniz; zira lastiğin fiyatı düştükçe performans özellikleri arasındaki denge de tehlikeli bir şekilde bozulacak ve güvenliğinizi riske atacaksınız. Karşılaşabileceğiniz en kötü senaryo ise satın alınan Çin malı giriş sınıfı bir lastiğin çok hızlı aşınması nedeniyle gerçekte herhangi bir tasarruf dahi yapmamanız ve kısa bir süre içerisinde yeni lastikler almak zorunda kalmanızdır.

 

Peki, neden ikinci el bir premium lastik olmasın?


Yüksek kaliteye sahip bir ürün istiyor ancak yeni bir "premium" lastiğin yüksek fiyatını karşılamak istemiyor musunuz? Bu durumda bir seçeneğiniz daha var: İkinci el bir premium ürüne yönelmek. Evet, doğru duydunuz, otomobil piyasasında olduğu gibi lastik piyasası da ikinci el ürünler ile doludur. Hatta bu piyasanın; dağıtım ağları, internet siteleri ve otomobil hurdalıkları aracılığı ile yükselişte olduğunu söylemek de mümkün. Bu yöntem sayesinde üst gam lastikler için dahi rakipsiz fiyatlarla karşılaşabilirsiniz.

Ne yazık ki, burada da bir takım önemli dezavantajlar söz konusudur. Kullanım amacı itibarıyla lastiğin aşınmaya yönelik bir ürün olduğu açıktır. Belirli bir aşınma seviyesinden sonra kullanımları uygunsuz hatta yasa dışıdır. Yasalar herhangi bir noktasında 1,6 mm'den daha az bir kanal derinliğine sahip lastiklerin kullanımını yasaklar ve bu değerden daha düşük derinliğe sahip lastiklerin kullanımı yasa dışıdır. İkinci el bir lastik ne kadar aşınmışsa, o ölçüde bu yasal sınıra yaklaşmış olur. Bu da lastiğin kullanım ömrünün o kadar kısa olacağı anlamına gelir. İkinci el bir lastiğin satış fiyatı zaten çoğu zaman aşınma seviyesine göre belirlenir ve yeniden değiştirilmeden önce alabileceği yaklaşık kilometre ömrü dikkate alınır. Her şeyden önce lastiğin genel durumunu ve lastik üzerinde bulunabilecek hasarları ve düzensiz aşınmaları kontrol etmeyi unutmayın. Eğer bu açıdan bir sorun söz konusu ise bu lastikleri almaktan imtina etmenizde fayda vardır. Ayrıca yasanın tek bir aks üzerindeki iki lastiğin birbiriyle aynı olmasını (aynı boy, aynı marka ve aynı boyut) şart koştuğunu unutmayın. Son olarak, çok eski bir lastiğin (beş yıldan daha eski) hamurunun kalitesinin bozulacağını aklınızda bulundurun. Alacağınız lastiğin yaşına dikkat edin.

Sonuçta, iyi durumdaki ikinci el bir lastik ile elde edeceğiniz performans değerleri büyük bir olasılıkla düşük maliyetli bir lastikten daha homojen olacaktır ancak yeni premium lastiklere oranla ikinci el lastikleriniz kaçınılmaz olarak daha kısa bir kullanım ömrüne sahip olacaktır.

 

Uzun vadede tasarruf?


Uzun vadede tasarruf yapmak için düşük maliyetli yeni lastikler mi, ikinci el premium lastikler mi satın alınmalı? Her halükarda, lastiğin önemli performans değerleri (kuru zeminde yol tutuşu, ıslak zeminde yol tutuşu, yuvarlanma direnci, aşınma direnci, kuru ve nemli zeminde frenleme kabiliyeti, ...) açısından ortaya koyduğu özellikler dikkatle incelenmelidir. Prensipte, ikinci el premium lastikler ile daha iyi performans seviyeleri elde edeceksiniz ancak bu durumda hamurun aşınma seviyesini ve lastiğin yapısını dikkatli bir şekilde gözden geçirmelisiniz.

Bütün bunlarla beraber acı gerçeği de göz ardı edemeyiz: Eğer amacınız yüksek performans seviyelerine sahip lastikleri olabildiğince uzun süre muhafaza etmek ise, yeni premium lastiklere yönelmek elinizdeki en iyi çözüm olarak görünüyor.

Fakat ikinci el premium lastiklerin satın alınmasının daha mantıklı olduğu bir senaryo da söz konusudur: Kış lastikleri almanız gerektiği ama bu lastikleri kısa süre kullanacak olmanız durumunda. Böyle bir durumda, lastiğin yüksek bir kilometre ömrüne sahip olmaması halinde bile lastik verimi ve güvenlikten feragat etmeden kış lastiği ihtiyacınızı ucuza getirme şansını yakalarsınız.